Kral Khufu Ve Keops Piramiti

Kral Khufu Ve Keops Piramiti

22 Eylül 2018 6 Yazar: Patabek
Keops piramiti bundan 1450 yıl öncesinde yapılmış olan bir anıt mezardır. Bu anıtın amacı firavunun bedeninin en iyi şekilde korunup saklanabilmesiydi. Her firavun başa geçtiği anda kendisine bir anıt mezar yapılması emrini veriyordu. Anıt mezarların yapımı bilinen klasik piramitlerden değildi yavaş yavaş gelişerek en doğru şekli aldı.

Keops Piramiti

Ölümden sonra hayata inandıkları için hem bedenlerinin iyi korunması hemde ruhlar geri döndüğünde bedenini tanıyabilmesi adına mumlamaya işlemi yapılıyordu.  Mumyalama işleminin yanı sıra firavunun özel eşyaları ve hazineleri de piramitin içerisinde saklanıyordu. Yaklaşık 5,3 hektarlık bir alanı kaplayan keops piramiti’nin her bir kenarı 230 metre uzunluğundaydı. Orijinal yüksekliği ise 146,5m dir. Bilinen en büyük piramit olan keops piramitinin yapım emrini dönemin kralı khufu vermişti. Khufu diğer krallarınkinden daha büyük ve gösterişli olması için en büyük piramiti istediğini söyledi. Hayatta olduğu süre boyunca bu piramitin inşası bitmek zorundaydı aksi durumda mısır toprakların da bereketsizlik hakim olacağına inanılıyordu.

piramitin iç tasarımı

Kahire şehrinden yer alan bu giza piramitinin yapımı da oldukça zordu 6 milyon tonluk bir yapı olan bu piramit kufu hüküm sürdüğü süre içerisinde yapılmak zorundaydı. Tamamen insan gücüne dayalı bu yapının çizimi ve inşası için köleler dışında dönemin bir çok mühendisi de görev aldı.
Piramitte kullanılan malzeme kireç taşıydı bu taşı bulmak zor değildi mısırın kurak ikliminde bolca kireç taşı bulmam mümkündü fakat bunları şekillendirmek ve üst üstte koyarak bir yapı oluşturmak zordu. Khufu’nun 23 ila 30 yıl arasında tahta kaldığı düşünülecek olursa kölelerin her gün en az 200 blok koyarak bu yapıyı tamamlaması mümkün olabilirdi.
Ama blokların kırılarak şekillendirilmesi 5 işcinin 3 saatte yapabileceği bir işti. Bu durum işleri oldukça zorlaştırıyor ve yapımının 23 yıl içerisinde bitmesini imkansızlaştırıyordu. Bu yüzden kendilerinde bir çözüm bulup hile yaptılar. Piramitin iç kısımlarına çok iyi yontulmamış şekilleri çok iyi koymamış blokları yerleştirdiler bu onlara vakit kazandıracaktı, fakat piramitin en dış kısmına ralarından saç teli bile geçmeyecek orantıda muazzam düzgün bloklar koydular.
Yontma işlemi günümüzde çok zor görünmeye bilir fakat 1450 yıl öncesinde ellerindeki bakır aletlerle her köşesi orantılı bloklar yapmak oldukça zordu, bu bakır aletleri sürekli onaran bir ekip de piramitin yapımında görev alıyordu. Yapım esnasında görevler çok iyi dağıtılmıştı buda vakit kaybının önüne geçiyordu. Blokları yontmakla görevli olanlar, blokların işlenmeden önce belirli boyuta gelmesi için kırınlar, aletleri onaranlar, blokları taşıyanlar… bu liste bu şekilde uzayıp gidecek şekildeydi.

Blogların taşınması ;

Bununla ilgi bir çok alternatif seçenek mevcut fakat blokların bir rampa yardımıyla taşındığı en olası ihtimal olarak gösteriliyor.  Piramitin çevresinde bulunan rampa kalıntıları bu fikri destekliyor.
Khufu zor bir kraldı, tüm piramitlerde mumyalar yerin altına gömülürken khufu mezar odasının piramitin kalbinde olmasını istemişti, bu durum işleri oldukça zorlaştırdı. Çünkü piramitin  tam ortasında mezar odası yapmak ve o odayı koruyabilmek ığraş gerektiriyordu.

Mezar odasının iç görünümü

Bunun için mühendisler bir çözüm üretti belirli mezarodasının korunması ve çökmemesi için kireç taşının yeterli olmadığına karar verdiler bu yüzden nil nehrinin karşısından granit getirmenin daha doğru olacağına karar verdiler. Granit kireç taşına göre çok daha sert ve sağlam bir malzemeydi fakat taşınması oldukça zordu.

Mezar odasının dıştan görünüşü

Mezar odasını kapatmak için granitlerin koyulduğu alan

Bu yüzden mühendisler bir gemi yapmaya karar verdi bu gemi belirli bölgelerinden ayrılarak tekrar monte edilebilecek şekilde tasarlandı ve nil nehrinin kıyısına parçaları ayrılmış şekilde getirildi sonrasında granitler gemiye yüklendi ve karadan yürütülerek piramitin olduğu alana getirildi.  Ayrıca bu gemide firavunun ruhunun yolculuğunu kolaylaştıracağına inanılarak piramitin yanına gömüldü. Ruhın güneş tanrısı Ra ile bu yolculuğu tamamlayacağına inanılıyordu bu tekneye güneş teknesi adı verilmiştir. Antik mısır mitolojisinde sıkça görülen bir detay olarak da tarihe geçmiştir. Şuan bu gemi büyük mısır müzesinde sergilenmektedir.

Piramitin yanında gömülen güneş teknesi

Granitler getirildikten sonra mezar odasının üstüne 5 adet granit koyularak tamamlandı. Bu granitlerin koyulma sebebi mezar odasının çökmesini engellemek ve korunmasının en üst seviyede olmasını sağlamak içindi. Mezar odasının yanı sıra kraliçe odası ve galeri odası olmak üzeri 2 ayrı oda daha piramitin içinde yerlerini aldı.  İnşası tamamlanan piramitin üstüne beyaz renkte taşlar koyularak piramitin yüzeyinin pürüzsüz olması sağlandı. Bilinenin aksine şuan ki piramit görüntüsü o dönemdeki görüntüsünden farklıdır,  O dönemden sonra yaşayan insanlar kendilerine ev inşa edebilmek için piramitin en üst yüzeyinde bulunan bu çok değerli ve gösterişli olan beyaz renkli taşı sökmüşlerdir.

Piramirin iç tasarımı